Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Aydın Esmer'in Zorla Kaybedilmesi

Uluslararası Af Örgütünün 25 Ekim 1999 tarihli basın açıklaması, Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin kayıtları, Cumartesi İnsanlarının 3 Eylül 2011 tarihli basın açıklaması ve çeşitli internet haber kaynaklarına yansıyan bilgilere göre 1956 Kulp doğumlu Aydın Esmer'in ikamet ettiği Ağaçkuru (Beyrok) köyü 1993 yılında devlet güçleri tarafından zorla boşaltıldı. Kulp'a göç etmek zorunda kalan Aydın Esmer yedi çocuk babasıydı ve başkalarının tarlasında çalışarak geçimini sağlıyordu. Olaydan önce birkaç kez gözaltına alınmış, her seferinde bırakılmıştı. 10 Eylül 1999 tarihinde Aydın Esmer'in eşi Fatma Esmer ceviz toplamak için Ağaçkuru köyü Yüklüce (Tayesevin) mezrasına gitti. Esmer'in cevizleri taşımak amacıyla beraberinde götürdüğü katırın kaçması üzerine, Aydın Esmer kaybolan katırı bulmak için civar köylerdeki tanıdıklarını aradı. Muş’un Kızılağaç köyü muhtarı ve korucubaşı olan Sıracettin Zengin'in boş bir katırın civarda gezindiğini söylemesi üzerine 11 Eylül günü Kulp İlçe Jandarma Komutanlığından yazılı izin alarak Kızılağaç köyüne doğru yola çıktı.

İlk geceyi korucubaşı Zengin’in evinde geçirdi. Katırını aradı ama bulamadı. Daha sonra Muş'a bağlı Güdümlü köyüne giderek Ali Aslan isimli köylünün evinde kaldı. Üçüncü günün akşamı evini aradı ve eşi Fatma’ya katırı bulamadığını, sabah döneceğini söyledi. Ertesi sabah tekrar uğradığı korucubaşı Siracettin Zengin'in evinden köyüne dönmek üzere ayrılan Aydın Esmer'den bir daha haber alınamadı.

DİHA haber ajansının hazırladığı habere göre eşinin eve dönmemesi üzerine Fatma Esmer Kulp İlçe Jandarma Komutanlığına giderek eşinin akıbeti hakkında gerekli araştırmanın yapılmasını talep etti. Aydın Esmer'in kuzeni Ramazan Esmer de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak kuzeninin bulunmasını istedi. Bunun üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Ramazan Esmer'in ayrıntılı beyanını alarak soruşturma başlattı. Başsavcılık, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ile Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığına yazı yazarak Esmer'in gözaltında tutulup tutulmadığını sordu. Emniyet ve jandarma tarafından gönderilen cevap yazılarında Esmer'in gözaltına alınmadığı ifade edildi.

Savcılık Aralık 1999'da soruşturma kapsamında olayın gerçekleştiği bölge olması itibariyle Muş Cumhuriyet Savcılığına yazı göndererek Kızılağaç Jandarma Karakol Komutanlığında görevli rütbeli personelin ayrıntılı ifadesine başvurulmasını istedi. Muş Cumhuriyet Savcılığına 30 Aralık 1999'da tanık sıfatıyla ifade veren Kızılağaç Jandarma Karakol Komutanı Vedat Ateş, kayıp Aydın'ı ve yakını olan Nusret Esmer'i tanımadığını ifade etti. Ateş, Aydın'ın kaybolduğunu duyduğunu ancak bununla ilgili kendisine herhangi bir başvuru yapılmadığını iddia etti. Başsavcılık soruşturma ile ilgili olarak Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Esmer'in eşi Fatma Esmer ile köy muhtarı Nusret Esmer'in ifadelerini aldıktan sonra 26 Ocak 2000'de yetkisizlik kararı verdi ve dosyayı Muş Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

Bu arada Esmer'in bulunamaması üzerine 27 Eylül 1999'da ağabey Necat Esmer Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına giderek kardeşinin akıbeti hakkında bilgi almak istedi. Savcılık dilekçeyi kayda geçirdikten sonra Necat Esmer'i Muş Cumhuriyet Başsavcılığına yönlendirdi. Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırlık soruşturması kapsamında ilk olarak Muş İl Merkez Jandarma Komutanlığı aracılığıyla Kızılağaç Karakol Komutanı Vedat Ateş'in ifadesine başvurdu. Daha önceki ifadesinde Aydın Esmer'i tanımadığını belirten Ateş, 4 Ekim 1999'da Muş İl Jandarma Komutanlığına gönderdiği beyanında kayıp Esmer'in 15 Eylül 1999'da Kızılağaç kasabasına geldiğini, daha sonra da ölü katıra baktığını, katırın kendisine ait olmadığını söylediğini, ardından da tek başına Kulp'a gitmek üzere yaya olarak Kayalısu köyü üzerinden Şenyayla'ya hareket edeceğini beyan ettiğini, ertesi gün de Kızılağaç'tan ayrıldığını ileri sürdü.

Muş İl Jandarma Komutanlığının beyanı yetersiz bulması üzerine 3 Kasım 1999'da yeni bir yazı yazan Ateş, daha önce verdiği ifadelerle çelişen şu ifadeyi verdi: "Aydın Esmer'in kaybolmasından 2-3 gün geçtikten sonra yakınları Kızılağaç kasabası belediye başkanının evine gelerek kayıp şahsın hayatından endişelendiklerini belirtip belediye başkanından yardım istemişler. Belediye başkanının da ısrarı üzerine bana geldiler. Aydın'ın kaybolması ile ilgili bir bilgimin olup olmadığını sordular. Ben de yakın bölgelerinde çıkan çatışmada herhangi bir cesede rastlamadığımı, sadece 2 adet silah ele geçirdiğimizi, bu silahları da İl Jandarma Komutanlığına teslim ettiğimizi belirttim."

9 Şubat 2000'de Muş Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı tekrar Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı da 21 Şubat 2000'de görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. DGM Savcılığı ise 6 Mart 2000'de daimi arama kararı aldı.

DİHA'nın Fatma Esmer ve aile avukatıyla yaptığı görüşmeden hazırladığı habere göre iç hukuktan sonuç alamayan aile davayı AİHM’e taşıdı. AİHM dosyayı kabul etti ancak henüz karar açıklanmadı.

Hukuki süreçte son durum:Soruşturma sürüyor
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
Gazete veya internet haberi
Gazete veya internet haberi

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Bülent Ecevit Başbakan
Saadettin Tantan İçişleri Bakanı
Hikmet Sami Türk Adalet Bakanı
Hüseyin Kıvrıkoğlu Genel Kurmay Başkanı
Rasim Betir Jandarma Genel Komutanı
Gökhan Aydıner OHAL Bölge Valisi
Turan Genç Emniyet Genel Müdürü
Necati Bilican Emniyet Genel Müdürü
Şenkal Atasagun MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Aydın Esmer 1999-09-14 Vedat Ateş (Kızılağaç Jandarma Karakol Komutanı) Fiile katılımından şüphelenilmiş Jandarma

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS