Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Bilal Batırır'ın Zorla Kaybedilmesi

Bilal Batırır’ın eşi Hatice Batırır’ın Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadelere göre Bilal Batırır 8 Mart 1996 tarihinde sabah evden gözetleme tepesine gideceğini ve gece 24:00’a kadar Bölük Komutanlığı’nda işi olduğu için orada kalacağını söyleyerek evden ayrıldı. Ertesi gün eve askerler gelerek Bilal Batırır’ın teçhizatının ranzasının başında olduğunu ancak kendisinin bölükte olmadığını haber verdiler. Bunun üzerine endişelenen Hatice Batırır eşini aramaya başladı. Bölük Komutanı Mehmet Tire’ye giderek eşini sordu, komutan “Gerekli yerlere baktık, işimiz gücümüz var. Sen en iyisi çocuklarını al babanın evine dön,” diyerek Hatice Batırır’ı evine gönderdi. Bilal Batırır kaybolmadan onbeş gün önce resmi elbiselerini çıkararak sivil kıyafetler giydiğini ve "Haydar Astsubay ile gizli göreve gidiyorum," diyerek evden ayrılmıştı. Daha sonra eve döndüğünde eşine “Bize adam öldürttüler,” diyerek Haydar Astsubay ile birlikte bir şahsı alarak Kuşluca Köyüne götürdüklerini ve burada Haydar Astsubay ben yapamayacağım dediği için kendisinin şahsı öldürdüğünü ve bu suçta kullanılan silahı korucuların silahıyla değiştirdiğini anlatmıştı. Bilal Batırır kaybolmadan önce eşine iki öğretmenin kaçırılması olayına karıştığı iddia edilen köylülerin Bölük Komutanı tarafından sorgulandıktan sonra öldürülerek boşaltılmış köylerdeki kuyulara atıldığını, bu olaydan savcının haberi olmadığını anlatmış, savcının haberi olsa bile olayın üstüne gitmeyeceğini, bu tür olayların çok sık yaşandığını ve Dargeçit Belediye Başkanı dahil herkesin gayrımeşru olayları jandarmanın yaptığını bildiğini söylemişti. Bilal Batırır'ın sözünü ettiği köylülerden birinin (Süleyman Seyhan) cesedi de kaybedilmeden iki gün önce Kuşluca Köyünde bir kuyu içerisinde bulunmuştu. Hatice Batırır ifadesinde, eşinin dört arkadaşıyla birlikte oda hapsi aldığını,diğer ceza alanların cezayı çekmek için Kızıltepe'ye gönderildiği halde eşinin gönderilmediğini, bu nedenle bölükte bulunan bazı şahısların eşini yok etmek için böyle yaptığını düşündüğünü belirtti. Bu konuda Bölük Komutanı Mehmet Tire, Karakol Komutanı Mahmut Başçavuş ve karakolda görevli Kerim Uzman Çavuş’tan şüphelendiğini ifade etti. Hasan Astsubay ve çevreden duyduğuna göre Mahmut Başçavuş'un "Bilal Uzman Çavuş'un kaybolduğuna sevindim, çünkü benim bazı pisliklerimi ve açıklarımı biliyordu," dediğini aktardı ve eşini aramak için gelen amcası ve babasının “Buralarda fazla dolaşmayın yoksa sizi de götürürler," diyerek tehdit edildiğini ekledi. Olayla ilgili olarak ifadesine başvurulan tanıklardan bir kişi de benzer beyanlarda bulunarak soruşturmada gizli tanıklık yapmak istediğini belirtti. Tanık, ifadelerinde, Abdullah Olcay, Abdurrahman Coşkun, Davut Altınkaynak, Mehmet Emin Aslan, Nedim Akyön, Seyhan Doğan ve Süleyman Seyhan'ın gözaltına alındıktan sonra BTR araçlarıyla gittikleri sırada yanlışlıkla ateş alan bir silahla araçta bulunan Mehmet Tire'nin gözünden yaralandığını ve tedavi gördüğünü; gözaltına alınanların öldürüldükten sonra bir korucu köyünde mağaraya atıldığını, ancak olayın duyulması üzerine cesetlerin mağaradan alınarak Bağözü Köyü yakınlarında bir yere atıldıklarını; bütün bu olayları Uzman Çavuş Bilal Batırır'ın da bildiğini, Süleyman Seyhan'ın cesedinin yerini yakınlarına söylediğini ve duyduğu rahatsızlığı çevrede ifade ettiğini; Ali adlı bir astsubay ya da uzman çavuşun kendisine bu yüzden Bilal Batırır'ın görev dönüşü Hurşit İmren ve Mehmet Tire tarafından İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki kazan dairesine atılarak yakıldığını anlattığını aktardı. O dönem korktuğu için bildiklerini anlatmadığını ancak şimdi gizli tanık olarak dinlenmesi halinde bütün bildiklerini ayrıntılarıyla anlatabileceğini ekledi. Tüm soruşturma evrakını inceleyen Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011/46 dosya numarasıyla hazırladığı ve zorla kaybedilen Abdullah Olcay, Abdurrahman Coşkun, Davut Altınkaynak, Hikmet Kaya, Mehmet Emin Aslan, Nedim Akyön, Seyhan Doğan ve Süleyman Seyhan'ı mağdur, Mehmet Tire, Kerim Şahin, Naif Çelik, Hurşit İmren, Muhammet Demirel ve Mahmut Yılmaz'ı şüpheli olarak tanımladığı fezlekeyi, 17.11.2011 tarihinde soruşturmayı yürütmeye yetkili CMK 50. Maddesi ile Görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Ağustos 2013 itibariyle soruşturma halen devam ediyor. 2011-2013 arasında ifadelerde bahsi geçen Bağözü Köyü'nde yapılan kazılarda kaybedilen yedi kişiden Mehmet Emin Aslan, Seyhan Doğan ve Abdurrahman Coşkun'un kemiklerine ulaşıldı. Şüphelilerden Hurşit İmren 2009'dan beri Sivas Çepni Beldesi Belediye Başkanı; Mehmet Tire ise Bodrum Gümüşlük Belediye Başkanı.
Hukuki süreçte son durum:Soruşturma sürüyor
Soruşturma / Dava tarihi:1996-01-01
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses ve görüntü kaydı
Gazete veya internet haberi

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Mesut Yılmaz Başbakan
Ülkü Gökalp Güney İçişleri Bakanı
Mehmet Ağar Adalet Bakanı
İsmail Hakkı Karadayı Genel Kurmay Başkanı
Teoman Koman Jandarma Genel Komutanı
A. Cemil Serhadlı Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Bilal Batırır 1996-03-08 Mehmet Tire (Dargeçit Jandarma Komutanı) Fiile katılımından şüphelenilmiş İlçe Jandarma Komutanı
Hurşit İmren (Mardin Jandarma Komando Komutanı) Fiile katılımından şüphelenilmiş Jandarma
Muhammet Demirel (Mardin İstihbarat Şube Müdürü) Fiile katılımından şüphelenilmiş İstihbarat örgütü; gizli servis
Mahmut Yılmaz (Mardin Jandarma Bölük Komutanı) Fiile katılımından şüphelenilmiş Jandarma
Kerim Şahin (Uzman Çavuş, Mardin Dargeçit Jandarma Komutanlığı) Fiile katılımından şüphelenilmiş Jandarma
Naif Çelik (Korucu) Fiile katılımından şüphelenilmiş Korucu

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2014. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS